ABD “yeşil ışık yakmadı” ama… Prens Rıza İran’a dönebilir mi?

İlginç Gelişmeler: İranlılar, Sürgündeki Veliaht Prens Rıza’ya Destek Gösteriyor

İran’da halkın on dört gündür devam eden protestolarında dikkat çeken bir durum var: sürgündeki Veliaht Prens Rıza’nın portrelerinin taşınması ve lehine sloganlar atılması. Bu durum oldukça ilginç çünkü Prens Rıza’nın ülkesinde önemli bir destekçisi olduğuna dair herhangi bir belirti bulunmuyordu. Ancak sosyal medyada dolaşan marşlar ve videolar, Prens Rıza’ya olan ilginin arttığını gösteriyor. İran kaynaklı olduğu düşünülen bu materyallere bakıldığında, İran’da halkın Prens Rıza’ya olan ilgisinin oldukça yüksek olduğu anlaşılıyor.

Bazıları, Prensin kendini İran’da iktidara hazır hissettiğini ve özellikle Donald Trump’a bu yönde sinyaller gönderdiğini biliyoruz. Ancak şu anda, bilinen merkezlerin Prens’i desteklemediği ortada. Ancak, bu olasılığın göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle dinci rejimin baskıcı uygulamalarından bıkan birçok İranlının, Prens Rıza’yı bir alternatif olarak gördüğü bir gerçek. Şu an için belki düşünülmese de, Prens Rıza ileride müdahil olabilecek güçler için bir seçenek olarak görülebilir.

Prens, ülkesindeki devrim patlak verdiğinde ABD’de savaş uçağı pilotluğu eğitimine gitti ve dönemedi. Bazıları, Prens’in ülkesinde ciddi bir destekçi kitlesi olduğunu iddia ediyor. Ancak bu iddiaya şüpheyle yaklaşıyorum. Prens Rıza’nın diasporada güçlü bir destekçi kitlesine sahip olduğunu biliyoruz, ancak İran’da benzer bir desteğin var olduğuna inanmıyorum.

Rejime karşı çıkanlar arasında bir alternatif hükümet programı olup olmadığı konusunda bilgi sahibi değiliz. Muhalefetin liderlik eksikliği ve dağınıklığı, herhangi bir planın olmamasından kaynaklanıyor gibi görünüyor. Bu durum, halkın eylemlerini dış müdahalelere açık hale getiriyor.

Görünen o ki, halkın en büyük talebi rejimden kurtulmak. Ancak sonrasında ne olacağı konusunda net bir plan bulunmuyor. Bu durum, ABD ve İsrail bayraklarının gösterilerde dalgalanmasına kadar varıyor. Bölge ülkeleri ve müttefiklerinin İran’a müdahale etmek istediklerini biliyoruz, ancak binlerce protestocunun satın alındığını düşünmek haksızlık olur. İranlı işçi sınıfı da dahil olmak üzere halkın özgürlüklerden yoksun olması, ABD ve İsrail’in devrimlerini kendi lehlerine çevirebileceklerini göz ardı etmiyor.

Bu kez, halkın rejimden kurtulma isteği oldukça ciddi görünüyor. Tahran’ın Büyük Çarşısı’ndaki esnafın dahi protestolara katılması, durumun ciddiyetini gösteriyor. Bazaar olarak adlandırılan İran’ın ticaret burjuvazisinin bile artık rejimin değişmesi gerektiğini düşündüğü bir döneme gelindi. Bu da, halk arasındaki öfke ve nefretin manipülasyonunu kolaylaştırabilir.

İran’da rejime karşı büyük bir nefretin olması, manipülasyonlara zemin hazırlayabilir. Ancak ABD ve İsrail karşıtı bir gücün – hatta ılımlı olsa bile – İran’ı yönetmesine izin vermeyecek merkezlerin varlığı göz ardı edilmemeli. Dolayısıyla, Prens Rıza’nın öne çıkması ve desteklenmesi, güçlü bir olasılık olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum, halkın acil olarak rejimden kurtulma isteğine odaklanıldığında önemli bir rol oynuyor.

Bazı kişisel gözlemlere dayanarak, İranlı sosyalist ve meslektaşlarımın Prens Rıza’ya olan ilgisinin arttığını söyleyebilirim. Bazıları, monarşi döneminde otoriterliğin olmadığına inanıyor gibi görünüyor. Ayrıca, Şah’ın İslamcılara zulmettiğine inananlar da bulunuyor. Bu duygular, bazı marşların sözlerinde de kendini gösterebilir.

Araştırmacılar, rejimin yakın zamanda yıkılacağını iddia ediyorlar. Ancak bu sürecin kolay olmayacağını veya çok kanlı geçebileceğini düşünüyorum. Devrim Muhafızları ve paramiliter gönüllü milislerin etkisiz hale getirilmeden, rejimin yıkılması biraz zor görünüyor.

Ancak sonuç olarak, halkın ne yapacağını kesin olarak söylemek mümkün değil. Prens Rıza’nın önümüzdeki günlerde daha fazla konuşulacağı aşikar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir