Gıda sektöründe kayıt dışı üretim ve istihdam sorunu: Halk sağlığını tehdit ediyor

gida sektorunde kayit disi uretim ve istihdam sorunu halk sagligini tehdit ediyor AZbfRLFP.jpg

Gıda Sektöründe Sendikalaşma Sorunları ve Çözüm Önerileri

Her sektörde olduğu gibi gıda sektöründe çalışan emekçiler de sıkıntılarla karşı karşıya. Tekgıda-İş Sendikası Genel Başkanı İbrahim Ören ile gıda işçilerinin güncel sorunları ve beklentileri üzerine yapılan bir röportajda, Türkiye ekonomisinin lokomotif alanlarından biri olan gıda sektörünün emek açısından küçüldüğüne dikkat çekti. Enflasyon, düşük ücret politikaları, kayıt dışı çalışma ve iş güvencesizliği gibi sorunların sektörde kronikleştiğini belirtti. Gıda sektöründe sendikalaşma oranının düşüklüğüne de değinen Ören, bu durumun yapısal baskıları gösterdiğini ifade etti.

SENDİKALAŞMAK, İŞTEN ÇIKARMA TEHDİDİ OLUŞTURUYOR

Ören, sendikaya üye olan ya da örgütlenme faaliyetlerine katılan işçilerin işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Taşeronlaşma, kısa süreli sözleşmeler ve mevsimlik çalışma biçimlerinin iş güvencesini zayıflattığını vurgulayan Ören, yargılamaların uzun sürmesinin işçilerin maddi ve manevi olarak büyük kayıplar yaşamasına neden olduğunu dile getirdi.

‘KAYIT DIŞI ÜRETİM VE İSTİHDAM YÜKSEK’

Ören, kayıt dışı üretim ve istihdamın gıda sektöründe yaygın olduğunu ve bu durumun halk sağlığını tehdit ettiğini belirtti. Devletin denetim eksikliğinin, cezaların caydırıcı olmamasının sektörde vergi kaybı, sosyal güvenlik açığı ve haksız rekabete yol açtığını söyledi.

‘PLANLI ÜRETİME GEÇİLMELİ’

Ören, devletin kayıt dışılığa son vermeli, planlı üretime geçmeli ve geleneksel üretim modellerini endüstriyel üretime dönüştürerek sektördeki sorunları çözmeli gerektiğini belirtti. Ayrıca, kadın emeğinin sektördeki rolünün önemine vurgu yaparak, kadın emeğinin örgütlenmesinin sektörü olumlu yönde değiştireceğini ifade etti.

‘KADIN EMEĞİ SEKTÖRÜN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRECEK’

Ören, son on yılda sendika üye sayılarının arttığını ve sendikanın bağımsızlık ilkesini temel alarak sınıf sendikacılığı anlayışıyla hareket ettiklerini belirtti. Teknolojik değişim ve otomasyona karşı olmadıklarını ancak emek dostu şekilde planlanması gerektiğini vurguladı. Kadın ve genç emekçilerin örgütlenmedeki rolünün farkında olduklarını ve sektördeki değişimi desteklediklerini sözlerine ekledi.