Trump’ın İnisiyatifiyle Ortaya Çıkan Küresel Kriz

Trump'ın İnisiyatifiyle Ortaya Çıkan Küresel Kriz

8 Haziran 2026 tarihli güncel gelişmelere göre, ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026 tarihinde İran’a karşı başlattığı askeri operasyonlar, 100. gününe ulaşırken, çatışmaların insani sonuçları giderek ağırlaşıyor. Başlangıçta kısa bir süre içinde sona ereceği düşünülen bu savaş, ateşkes çabalarına rağmen bölgesel bir krize dönüştü. Açık kaynaklardan elde edilen verilere göre, çatışmalarda en az 7 bin insan hayatını kaybetti. Ölümler Lübnan’da 3 bin 593, İran’da ise 3 bin 468 şeklinde kaydedildi. Ayrıca, Körfez ülkelerinde 29 kişi yaşamını yitirdi. İran’ın gerçekleştirdiği saldırılarda 26 İsrailli ve 13 ABD askeri de hayatını kaybetti.

Savaş nedeniyle meydana gelen göç hareketliliği dikkat çekici boyutlara ulaştı. İlk iki haftada 3 milyondan fazla İranlı yerinden edilirken, Lübnan’da evlerini terk edenlerin sayısı 1 milyonu aştı.

LÜBNAN’DA BÜYÜK İŞGAL
Nisan ayında ilan edilen ateşkesin ardından bile, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde yürüttüğü askeri operasyonlar devam ediyor. İsrail ordusu, haziran başında Nebatiye şehrine kadar ilerleyerek son 25 yılın en kapsamlı kara harekâtlarından birini gerçekleştirdi. Tarihi Beaufort Kalesi’nin ele geçirilmesiyle birlikte, İsrail güçleri yaklaşık 2 bin kilometrekarelik bir alan kontrol altına aldı ki bu, Lübnan topraklarının yaklaşık beşte birine denk geliyor. İsrail, operasyonların amacını Litani Nehri’nin güneyindeki Hizbullah unsurlarını etkisiz hale getirmek olarak belirtse de, askeri faaliyetlerin bu hedefin çok ötesine geçtiği gözlemleniyor. Lübnan hükümeti ise bu saldırıları “toplu cezalandırma ve yıkım politikası” olarak tanımlıyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA KRİZ
Savaşın bir diğer önemli etkisi enerji piyasalarında hissedildi. Dünya petrol ve doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişleri büyük oranda azaldı. Savaş öncesinde günde ortalama 100 geminin geçtiği boğazda, son üç ayda yalnızca ortalama yedi gemi geçebildi. Ticaret yollarındaki bu aksaklık, petrol fiyatlarını yükseltmeye başladı. Artan enerji maliyetleri, dünya genelinde akaryakıt fiyatlarını da artırdı. El Cezire’nin derlediği verilere göre, 146 ülkede benzin fiyatları yükseldi; Myanmar’da artış yüzde 90’ı, Nijerya’da yüzde 50’yi, Peru’da ise yüzde 40’ı aştı. Enerji fiyatlarındaki bu artış, gıda üretiminden taşımacılığa kadar birçok sektörde maliyet baskılarını artırarak küresel enflasyonu tetikledi.

ATEŞKES VAR, ANCAK BARIŞ YOK
8 Nisan’da Pakistan’ın arabuluculuğunda ilan edilen iki haftalık ateşkes, savaşın sona ermesi için umut vermişti. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik nedeniyle diplomatik süreç ilerleme kaydedemedi. Ateşkesin hemen ardından İsrail’in Lübnan’a yönelik yoğun hava saldırıları durumu daha da germişti. 11-12 Nisan tarihlerinde İslamabad’da gerçekleştirilen ABD-İran görüşmeleri de sonuçsuz kalmıştı. Taraflar, özellikle İran’ın nükleer programı konusunda anlaşmazlık yaşıyor. İran’ın önerdiği karşı teklif Washington tarafından reddedilirken, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukası müzakereleri daha da zorlaştırdı. Uzmanlar, tarafların kısa vadeli ateşkeslerde uzlaşabilse de kalıcı ve detaylı bir anlaşmanın hâlâ uzak bir ihtimal olduğunu belirtiyor.

Savaşın 100. gününde çatışmaların şiddeti azalmış gibi görünse de hem sahada hem de diplomasi masasında belirsizlik sürüyor.

ONARIM İÇİN İRAN VARLIKLARI KULLANILACAK MI?
CBS News televizyondan edinilen bilgilere göre, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, Körfez bölgesindeki ülkelerde savaşın başından bu yana İran’ın yol açtığı zararın maliyetinin belirlenmesi konusunda talimat verdiği iddia ediliyor. Kaynaklar, Hazine Bakanlığı’nın, “İran’ın Körfez ülkelerindeki zarara ilişkin onarım ve yeniden inşa çalışmaları için Tahran’a ait varlıkların kullanılmasını planladığını” belirtiyor. Bu varlıkların kullanılıp kullanılmayacağı ise hâlâ değerlendiriliyor. Bölgedeki belirsizlik ve çatışma ortamı devam ediyor.

Author: Ahmet Doğan